25 Şubat 2012 Cumartesi

Bir Vakit

Seninle sabahlara kadar konuşmayı, yazışmayı özledim desem inanır mısın? Uykusuzluktan gözlerimiz sulanıncaya kadar oturup hikayeler yazardık hani... Hiç olmayacak şeylerdi ama her macerada beraberdik seninle... Seni özledim desem inanır mısın? Seni unutacağıma dair kendime binlerce kez söz verdikten sonra bile. Saat sabahun beşi oldu ve ben hala seni düşünüyorum bu sessiz karanlığın ortasında bilgisayar karşısında. Başkalarıyla konuşup onların yerine seni koyuyorum. Seninle yaptığımız o samimi sohbetleri arıyorum her seferinde... 

Bulamıyorum...

Her seferinde sadece seni düşünüyorum, nedensiz. Sadece sen geliyorsun aklıma. Takıldım kaldım diyorum sana ama aslında bundan çok daha fazlası olduğunu gayet iyi biliyorum. Yanında olmanın hayallerine daldığımda unutabiliyorum seni bir tek onlar da gelip geçici oluyorlar. Sonra bir rüzgar esiyor, yine düşüyorsun aklıma bir kor gibi; canımı yakıyorsun. Sonbaharın geliyor sensiz yine. Yaprakları dökülüyor sanki umutlarımın ve ben sensiz biraz daha yalnızlaşıyorum her saniye...

Artık seni görmeyi dilemeyi bıraktım Allah’tan desem inanır mısın? Tek bir isteğim var artık bu yorgun kalbimden geçen. Dilerim bir kez olsun rüyalarına düşerim de aklına gelirim uzaklardan. Dilerim benim varolduğumu hatırlarsın tekrar ve bir yol çizersin bana doğru. Dilerim bir an da olsa özlersin beni, farkına vardığın bir an...

Saat sabahın beşini geçiyor ve ben hala seni düşünüyorum...

1 yorum: