Dün gece bir rüya gördüm ve tüm
gün o rüyaya bağlandım. Bu sabah erken kalkmama neden Ramazan bayramının ilk
günü olması değil, gördüğüm harika rüyaydı. Bu gece bir rüya gördüm; rüyamda
sen vardın; herşeyinle hayal ettiğim gibi... Ve günüm mutlu geçti. Sadece bir
kaç saniyelik rüyama girdiğinde bile beni bu kadar mutlu ediyorsun işte.
Biliyorum; hatırında bile değilim şu an ve kim bilir belki varolduğumu bile
unutmuşsundur uzaklarda. Ama ben geçtim artık bunlardan. Sadece varlığınla
mutlu olmayı öğrendim demeyelim de kabullendim diyelim; dürüstlük yerinde
kalsın. Dün gece bir rüya gördüm ve mutlu oldum. Tüm gün içim cıvıl cıvıldı
sayende. Erken kalktım ve mutluluğun tadını çıkarttım. Hepsi senin sayende...
Kelimeleri gevelediğimi biliyorum şu anda ama
sen bilmezsin beni, söyleyeyim; duygularım çok yoğun olduğu zaman yazamam ben.
Konuşamam da doğru düzgün. İçimde yaşarım biraz olsun sindirmek isterim. Senin
için hissettiklerim de çok yoğun bende. Ve bu yazıyı birkaç kez düzenlemek
zorunda kalacağım bu yüzden. Bir şeylere benzesin diye sadece. İçimden
geçenlerin binde birini yansıtamasam da kelimelere yazıyorum işte, belki
heyecanım biraz yatışır da gece uyuyabilir ve tekrar seni görebilirim diye.
Seni çok özledim bilemezsin. Seni
hiç unutmadım ben bunca zaman. Hep aklımın ince bir yerinde, yüreğimin derin
bir köşesinde kalakaldın öylece. Bana yaptığın şeyler iyi değildi, beni koyup
gitmen iyi değildi ama zaman bunları eritip götürdü benden. Bir tek sen ve sana
olan hislerim kaldı içimde.
Zaman alışmayı öğretiyor insana.
Yokluğuna alışmayı öğrendim. Benden hevesini alıp, bağlarını koparıp gittiğine
alıştım. Beni bırakıp gitmeni kabullendim içten içe hala isyan etsemde. Beni
unutmana alıştım uzun zaman sonra işte.
Ama ne zaman aklımdan çıksan,
seni birkaç gün düşünmesem rüyalarımda karşıma çıkar oldun. Ve lanet olsun, ben
bunu çok sevdim. Rüyamda puslu da olsa siluetini görebilmeyi, rüyama girdiğin
için mutlu uyanmamı çok sevdim.
Dün gece rüyamda seni gördüm ve
bu sabah çok mutlu uyandım. Belki bir gün yine karşılaşırız diye bugün çok umut
doluyum. Uzun zamandır dualarımın vazgeçilmez kısmısın biliyor musun? Birgün
karşılaşmak adına her dileğimde ilk aklıma gelensin. Kimseye söyleyemesem de
işte; seni çok özledim.
Tam olarak hatırlayamasam da
rüyamda Almanya’dan geleceğini öğrenmişim. Uçağın Adnan Menderes Havalimanı’na
gelecekmiş. Saat ya da tarih bilmiyorum ama çok kısa bir süre sonra geleceğini
biliyordum. Heryanım mutlulukla karışık telaş içindeydi. Ne yapacağımı
bilemedim. Bana haber vermemiştin ve ben kimden öğrendiğimi bilmiyordum. Seni
görmek üzere havalimanına gidecektim. Hazırlanmak için evime girdim ve üstümü
değiştirmekle uğraşırken kapı çaldı. Kapıya doğru giderken bir ses duydum,
meğerse kapıyı açık bırakmışım zaten. Sen değil, bir yabancı vardı kapıda. Ona:
“ Ama sen o değilsin dedim üzgün bir sesle.” Karşımdaki kız sıkılgan tavırlıydı
biraz: “Merak etme geliyor şimdi, malum yol yorgunu anca çıkıyor merdivenleri.”
Dedi. Bir anda içimde bir rahatlık hissettim ve başımı biraz sola çevirir
çevirmez karşımda seni gördüm. Dünyalar benim oldu. Sitem dolu sözlerle: “
Nerdesin sen! Seni bekliyoruz ne kadar zamandır.” Dedin. Uzun zamandan sonra
senden duyduğum ilk sözlerdi ve ne olursa olsun çok mutlu olmuştum. Dayanamadım
atlayıp sarıldım boynuna. İlk başlarda kendini geri çekmeye çalışıp sıkılsan da
sen de sarıldın bana ve mutluluğumu ikiye katladın. Sonra biraz konuştuk.
Yüzüne tatlı bir gülümseme oturdu senin de. Ve dayanamadım sonra öptüm seni hep
hayal ettiğim gibi. Hiç geri çekilmedin ve karşılık verdin sende. Sana sarılmanın ve öpmenin vermiş olduğu
mutlulukla uyandım sabah erkenden. Biraz da hüzün de vardı ama, daha doyamadan
sana sonlandı diye rüyam. İçimde tarifsiz bir mutluluk yüzümde bir gülümseme
vardı yine de.
Bunları yazarken de hala aynı mutluluk
dolu içimde. Tüm gün ikimizi düşünüp hayaller kurdum. Ne güzel şeyler geçti
aklımdan bir bilsen. Cebelitarık’ta kaçamak yaptığımızı düşündüm. Elinden tutup
hiç düşünmeden seni orada harika bir manzarası olan bir otele götürdüğümü hayal
ettim. Birlikte çok güzel zaman geçirdiğimizi, saçlarını okşadığımı. Daha bir
çok yere birlikte gittiğimizi hayal ettim. Harika maceralara atılıyorduk ve
hepsinde de çok mutluyduk.
Biliyorum, bazı şeyler asla
gerçekleşmez. Hayal kurmayı severim ama hayalperest birisi değilim. İkisinin
arasındaki ince çizgide dolaşıyorum hep. Sadece ikimizdeki yaşanmamışlığın
vermiş olduğu hayali bir heyecanla kurulan hayaller bunlar benim içimde.
Sana olan duygularımı yorumlamam
zor. Ne zaman yorumlamak istesem içinden çıkamam bir türlü. Seni arkadaş olarak
mı, dost olarak mı aşk olarak mı sevdiğimi bilmiyorum. Seni tanıdığımdan beri
de hiç bilemedim zaten. Ama tek bir şeyin kesinliğinden eminim senle ilgili;
seni çok ama çok özledim.
Özledim işte seni;
söyleyeceklerim bu kadar kısa ve derin aslında sana. Çok özledim.
Belki bir gün sen de özlersin.
Özlemle hatırlarsın beni. Yine birlikte oluruz. Eskisinden daha güçlü
bağlarla... Dilerim bir gün hatırlarsın beni.
Vay canına bu gerçekten harikaydı
YanıtlaSil