Bazen aklına gelir o şeyler... O, can sıkıcı, tadı ekşi, yüz
buruşturtan, yüreğinin orta yerinde bir burukluk hissi yaratan o şeyler... Önce
yalnızlığın kapaklanır iyice üstüne ardından gözlerindeki perde kapanır yavaş
yavaş ve yüreğinin derinliklerine doğru yuvarlanırsın; geçmişteki anılara
takılıp düşmüşsündür.
Herkes farklı zanneder kendini bu hayatta ama her birimiz aslında o
kadar da basitizdir ki kendi yaşantılarımızda. Herkes kendini çok yalnız
hisseder bazı durumlarda ama bazılarımız o kadar yalnızdır ki bu hayatta asla
göremeyiz bunu. Tanrı bazı insanları sırf diğerlerinden farklı olsunlar diye
yaratır. Bazı insanlar sırf diğer insanların olabildiklerinden farklı
olabilsinler diye yaşarlar adeta. Cümlenin gelişinden bakıldığında güzel bir
şeydir sanki bu ama biraz üzerine gidilince aslında ağır bir lanettir o hayatı
yaşayan için.
Bazı insanlar yalnız yaşarlar herşeye rağmen. Bir türlü kabul
edilmezler kalabalıklara çok isteselerde ve bir türlü kalamazlar kargaşada
kalabalığa çekilseler de.
Bazı insanlar yalnızdırlar heryerde. Çevreleri çapları kadardır ve
yardıma ihtiyaçları olduğunda yardım alabilecekleri her zaman çok uzaktadır.
Sayılıdır herşeyleri. Tanıdıkları insanlar dahi.
Tanrı bazı insanları umursanmamaları için yaratmıştır. Onları basitlerin
arasında zayıf kılmıştır. Herkes farklı
zanneder kendini bu hayatta ama farklı ve mutlu olmanın basit olduğunda anlamaz
bir çoğumuz. Karmaşık olmak her zaman yalnızlığa açılan en kestirme kapıdır bu
basit dünyada. Çünkü dünya ve üzerindeki insanlar kendilerinden daha karmaşık
insanları çekemezler. Ya da çekmek istemezler işin doğrusu. Karmaşık ve
farklıysan, mutsuz ve endişelisindir. Basitin yanında sen sadece bir
çilekeşsindir.
Basit ve sıradan olacaksın bu hayatta. O zaman çevrenden bir çok insan
olacak. Herkes seni rahatça kabul edebilecek bu durumda. Dostum diyebileceğin
milyon tane insan olabilecek çevrende o zaman. İşte o zaman, yalnız
olmayacaksındır. Kimseyi takmayacaksın herşeyden önce çünkü basit ve sıradansın
sen. Düz düşüneceksin herkesi. Dediklerine inanacak ve onları seveceksin. İçin
kor olmuş ve cayır cayır üzüntüyle kavlanmış olsa bile yine de gülebileceksin
herkesin yüzlerine ve seni sevebilecekler – yada öyle zannettirecekler – sende
kanacaksın çok düşünmeden çünkü basit ve sıradan olacak o zaman düşüncelerinde.
Siyah siyahtır, beyaz beyazdır, insanlar iyidir, kötüler her zaman benden uzak
olur ben iyiyim çünkü diye düşünürken sen, aslında dünya senin tam tersinde dönüyor olacak ve sen bunu bileceksin.
Yine de umursamayacaksın. Basit ve sıradan olacaksın bu hayatta ve o zaman
yalnız olmayacaksın. Bir çok dostu olan – çoğu yüzeysel ve içten pazarlıklı –
sıradan ve mutlu biri olacaksın.
Tanrı bazı insanların renklerini silik yaratmıştır bu adaletsiz
düzende. Kolay kolay kimse görmez onları ve umursamaz. Tanrı umursanmamaları
için yarattığı insanların renklerini silik seçmiştir daha başından. Canları
yanarken, basit insanların duyarsızlıkları sarsılmasın diye.
Uğraşırsın, didinirsin, çabalarsın... Gece karanlığı ürkütücü,
yalnızlığın sessizliği yıkıcı gelir sana. Hep kaçarsın ondan. Tüm gücünle,
nefesin kesilinceye kadar koşarsın içindeki yollarda. Her durakta gözlerin hep
birilerini arar. Kendini farkettirmek için herşeyi yaparsın. Bazen o kadar
yorulursun ki diyemeyeceğin söz, yapamayacağın delilik kalmaz o lanetten
kurtulmak için. Ama bu durum markette satılan ağrı kesici gibidir, çok kısa
sürer etkisi ve sonra o lanet tekrar kapını çalar. Hiçbir zaman hiçbir insan
seni olduğun gibi kabul edemez. Ve yine onunla kalırsın ruhunun tenhalarında
kısılı kalmışsın gibi.
Tanrı bazı insanları sırf yalnız kalsınlar diye yaratmıştır. Ve onlar
aksi için ne kadar çabalarsa çabalasın hep yalnızlıklarına geri dönerler.
dönerler
YanıtlaSil