25 Şubat 2012 Cumartesi

Bazıları

Bazen aklına gelir o şeyler... O, can sıkıcı, tadı ekşi, yüz buruşturtan, yüreğinin orta yerinde bir burukluk hissi yaratan o şeyler... Önce yalnızlığın kapaklanır iyice üstüne ardından gözlerindeki perde kapanır yavaş yavaş ve yüreğinin derinliklerine doğru yuvarlanırsın; geçmişteki anılara takılıp düşmüşsündür.

Herkes farklı zanneder kendini bu hayatta ama her birimiz aslında o kadar da basitizdir ki kendi yaşantılarımızda. Herkes kendini çok yalnız hisseder bazı durumlarda ama bazılarımız o kadar yalnızdır ki bu hayatta asla göremeyiz bunu. Tanrı bazı insanları sırf diğerlerinden farklı olsunlar diye yaratır. Bazı insanlar sırf diğer insanların olabildiklerinden farklı olabilsinler diye yaşarlar adeta. Cümlenin gelişinden bakıldığında güzel bir şeydir sanki bu ama biraz üzerine gidilince aslında ağır bir lanettir o hayatı yaşayan için.

Bazı insanlar yalnız yaşarlar herşeye rağmen. Bir türlü kabul edilmezler kalabalıklara çok isteselerde ve bir türlü kalamazlar kargaşada kalabalığa çekilseler de.

Bazı insanlar yalnızdırlar heryerde. Çevreleri çapları kadardır ve yardıma ihtiyaçları olduğunda yardım alabilecekleri her zaman çok uzaktadır. Sayılıdır herşeyleri. Tanıdıkları insanlar dahi.

Tanrı bazı insanları umursanmamaları için yaratmıştır. Onları basitlerin arasında zayıf kılmıştır.  Herkes farklı zanneder kendini bu hayatta ama farklı ve mutlu olmanın basit olduğunda anlamaz bir çoğumuz. Karmaşık olmak her zaman yalnızlığa açılan en kestirme kapıdır bu basit dünyada. Çünkü dünya ve üzerindeki insanlar kendilerinden daha karmaşık insanları çekemezler. Ya da çekmek istemezler işin doğrusu. Karmaşık ve farklıysan, mutsuz ve endişelisindir. Basitin yanında sen sadece bir çilekeşsindir.

Basit ve sıradan olacaksın bu hayatta. O zaman çevrenden bir çok insan olacak. Herkes seni rahatça kabul edebilecek bu durumda. Dostum diyebileceğin milyon tane insan olabilecek çevrende o zaman. İşte o zaman, yalnız olmayacaksındır. Kimseyi takmayacaksın herşeyden önce çünkü basit ve sıradansın sen. Düz düşüneceksin herkesi. Dediklerine inanacak ve onları seveceksin. İçin kor olmuş ve cayır cayır üzüntüyle kavlanmış olsa bile yine de gülebileceksin herkesin yüzlerine ve seni sevebilecekler – yada öyle zannettirecekler – sende kanacaksın çok düşünmeden çünkü basit ve sıradan olacak o zaman düşüncelerinde. Siyah siyahtır, beyaz beyazdır, insanlar iyidir, kötüler her zaman benden uzak olur ben iyiyim çünkü diye düşünürken sen, aslında dünya senin tam  tersinde dönüyor olacak ve sen bunu bileceksin. Yine de umursamayacaksın. Basit ve sıradan olacaksın bu hayatta ve o zaman yalnız olmayacaksın. Bir çok dostu olan – çoğu yüzeysel ve içten pazarlıklı – sıradan ve mutlu biri olacaksın.

Tanrı bazı insanların renklerini silik yaratmıştır bu adaletsiz düzende. Kolay kolay kimse görmez onları ve umursamaz. Tanrı umursanmamaları için yarattığı insanların renklerini silik seçmiştir daha başından. Canları yanarken, basit insanların duyarsızlıkları sarsılmasın diye.

Uğraşırsın, didinirsin, çabalarsın... Gece karanlığı ürkütücü, yalnızlığın sessizliği yıkıcı gelir sana. Hep kaçarsın ondan. Tüm gücünle, nefesin kesilinceye kadar koşarsın içindeki yollarda. Her durakta gözlerin hep birilerini arar. Kendini farkettirmek için herşeyi yaparsın. Bazen o kadar yorulursun ki diyemeyeceğin söz, yapamayacağın delilik kalmaz o lanetten kurtulmak için. Ama bu durum markette satılan ağrı kesici gibidir, çok kısa sürer etkisi ve sonra o lanet tekrar kapını çalar. Hiçbir zaman hiçbir insan seni olduğun gibi kabul edemez. Ve yine onunla kalırsın ruhunun tenhalarında kısılı kalmışsın gibi.

Tanrı bazı insanları sırf yalnız kalsınlar diye yaratmıştır. Ve onlar aksi için ne kadar çabalarsa çabalasın hep yalnızlıklarına geri dönerler.

1 yorum: