Bazen öyle bir düşüyorsun ya
aklıma ansızın, işte o bazenlerden birindeyim yine. Sessiz, sakin, kimseye
belli etmeden, edemeden, gerçek olan hiçbir şeyi umursamadan öylece dalıp
gittim yine sana. Uzun zamandır rüyalarıma da gelmiyorsun, seni göremediğim
yetmezmiş gibi. Bu kadar uzaktan sana anlamsız gelebilir belki ama uzaklığın
anlamını bilirim ben; ne demek olduğunu da. Sana her varmak istediğimde
imkansızlığın sınırlarına vardığım her anda anlarım çaresizliğin ne olduğunu.
Seni bulmak adına her yola koyuluşumda farkına varırım benim için ne kadar
imkansız olduğunun.
Başını sonunu yazamadığım, gerçeğe
uyduramadığım hikayelerimin gelişme kısmındaki güçlü cümlelerdir seninle benim
için kurduğum hayallerim. Bir nevi rüya aslında. Nasıl gelmişiz o noktaya ve
nasıl gideceğiz o noktadan öteye bilmiyorum. Sadece düşlüyorum boylu boyuna,
bitmesi fikrine tahammül bile edemeden. Bazen irkiliyorum, gerçeklere dönüyor
yüzüm o anda. Birkaç lodos gibi günyüzü gerçeği ürpertiyor varlığımı ve seninle
benim, gerçekte ne kadar birbirimize
ters köşelerde olduğumuzu görüyorum, üzülüyorum. Bir süre sonra da neden üzüldüğümü
unutuyorum ve başlıyorum yine hayalinin yolunu gözlemeye. Sanki bir gün
dönsen... sanki bana dönecekmişsin gibi... Öylesine hayallere dalıyorum işte
sensizliğinde...
Bazen yolculuklara çıkıyorum
düşüncelerimde. Kilometreler boyu adım adım katediyorum diyarları ve bir anda
yanına düşüyorum. Önce uzaklardan görüyorum siluetini sonra her adımda
canlandırıyorum gülümsemeni ve kollarını görüyorum açılmış benim için. Hızlı
adımlarla geliyorum sana doğru ve sana bir adım kalışında gerçeğime çarpıyorum
ansızın. Önce bir titreme sarıyor halsiz bedenimi ardından derin bir yalnızlık
katılmış yalınca bir hayalkırıklığı. Kalakalıyorum öylece tavana dikilmiş
gözlerim buğulanırken daha da bi yalnızlaşıyorum ve ansızın beynimi çıkarıp,
yumruğumda tüm gücümle sıkıp, çöp kutusuna atıp gitmek istiyorum çok çok çok
uzaklara; adımı bile hatırlamaz bir halde.
An geliyor, bir gün döneceğini ve
beni merak edeceğini düşünüyorum. An geliyor, bir gün dönsen bile beni aklına
getirmeyeceğini düşünüyorum. Öyle bir an geliyor, sadece senin için ben olsam
nasıl olurdu diyorum. An geliyor, tüm bu anları tek tek alıp bir seferde
götürüyor ve ben yine seni özlüyorum.
Bazen seni tamamen çıkarıp atmak
istiyorum hafızamdan. Sildirsem mi diyorum. Hiç mümkün görünmüyor. Bazen bir
şarkı dinliyorum, biraz hareketli biraz romantik; aklıma geliyorsun. Zorla
yıktığım senden kaleleri bir şarkı süresince tekrar inşa ediyor hayalin ve ben
yine güçsüz düşene, gerçeğe uyanana kadar dalıyorum hayaline. Herşeyden
kopuyorum ve uyanık olduğum her anda herşeyimde sen oluyorsun. Sonra gerçekler
baskısını artıyor “O yok, asla olmayacak!” diyorlar, tekrar üzülüyorum.
Bazen yolları düşünüyorum sadece.
Sırt çantamda birkaç gerekli eşyam, ayağımda sağlam bir ayakkabım, düşmüşüm
yollara. Sadece yürüyorum; istersem güneşin battığı diyara, istersem doğduğu
tarafa. Bazen sadece gitmeyi düşünüyorum, sırf geri dönebilmek için... Geri
döndüğümde sırf seni bulabilmek için...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder